ŞÜKRAN

“Şükran” ve “minnet” sık duyduğumuz ama tam olarak deneyimlemediğimiz şeyler. Şükran duymak veya minnettar olmak demek şükran pratiği yapıp hayatımıza, bir başka insana, bir objeye veya duruma olduğu haliyle teşekkür etmek demek. Yaşadığımız deneyimleri, ilişkilerimizden, fiziksel yetilerimize, sevdiğimiz insanlardan objelere ve hatta yüzleştiğimiz zorlukları bile takdir etmek demek.

Akıllarımız genellikle mutsuzluğumuza ve şikâyetlerimize takılır. İnsan olarak bizler hayatımızda olan olumsuz şeylere daha çok odaklanıp hayatımızı güzelleştirip kolaylaştıran şeyleri gölgede bırakmalarına izin veririz. Bu düşünce şeklini destekledikçe de aynı olumsuz durum ve şikâyetlerle karşılaşmaya devam ederiz. Odaklandığımız şey gerçekliğimize dönüşür. Gerçekliğinin şikâyetlerle, kötü bakış açılarından oluşmasını kim ister ki?


Meditasyon bizi farkında olup bu olumsuz düşünce süreçlerini tespit etmeye, bu düşüncelerin omuzlarımıza bindirdikleri yükten biraz kurtulmaya davet eder. Zaman içinde, kendimize birazcık daha alan tanıdıkça enerjimizde bir değişim olur da hayatımızı neşeli kılan, kolaylaştıran, daha sağlıklı ve daha iyi yapan herkesi ve her şeyi daha iyi görebilmeye başlarız. Akıllarımızı şükrettiğimz her şeyi görmek üzere eğittikçe gerçekliğimizi de değiştiririz.